Küçük Bir Londra Turu

Küçük Bir Londra Turu

COVENT GARDEN

Londra gezilecek yerler arasında mutlaka uğranılması gereken en önemli  yerlerden biri Covent Garden’dır. Covent Garden’a, Leicester Square’den 10 dakikalık bir yürüyüş sonucunda yada metroya binerek Covent Garden istasyonunda inerek ulaşabilrsiniz. Covent Garden'da metro istasyonundan çıktığınız anda karşınızda çeşitli kılıklara girmiş olan göstericiler göreceksiniz. Burada dakikalarca hiç hareket etmeyen sadece önüne koymuş olduğu şapkaya para atınca hareket eden ve yine para atınca kendileriyle fotoğraf çekilmesine izin veren 3-4 tane göstericiyi izleyen bir kalabalık vardır. Covent Garden çok eğlenceli bir yerdir.Kemanıyla gelenden, bisikletiyle gelene, Charlie Chaplin kılığına girmiş birisinden, akrobasi gösterileri yapanlara kadar Covent Garden’ın her köşesinde ayrı bir etkinlik mevcuttur. Bu gösterilerden birkaçına takılınca Covent Garden da vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Alışveriş ve yeme içme mekanları da oldukça fazladır. Her yerde elinde fotoğraf makinesiyle fotoğraf çeken turistler vardır. Londra’da gezilecek yerler arasında ilk sıralarda yer alan Covent Garden da alışveriş bir pahalıdır. Burada ki dükkanlar, mağazalar genel olarak turistlere hitap ettiği için fiyatlar Londranın diğer yerlerine göre daha pahalıdır. Covent Garden’a uğramadan Londra gezinizi bitirmeyin.

TOWER BRIDGE

Londra gezilecek yerler yazımıza Tower Bridge ile devam ediyoruz. Londra'nın birkaç simgesinden biridir. Londra'ya giden her turist mutlaka buraya gider ve arkasına bu tarihi köprüyü alıp bir fotoğraf çektirir. Yapımı 8 yıl süren Thames ırmağının üstünde bulunan köprü 1894 yılında kullanıma açılmıştır. Buraya gitmek için tube'e binip Tower Bridge istasyonunda inebilirsiniz.Buradan da kalabalığı takip ederek bu köprüye ulaşırsınız.

BIG BEN

İngiltere halkı arasında yapılan araştırmaya göre İngilizler Big Ben’i İngilterenin en önemli simgesi olarak görmektedirler.Bu saat kulesi Westmnister tube istasyonundan çıktığınız anda tam karşınızda durmaktadır. Thames ırmağının hemen kenarında bulunan BİG BEN Westmnister sarayının hemen yanında bulunmaktadır. Burayı görmeden dönen birisi Londra ya gitmiş sayılmaz. Yine Westmnister Abbey de hemen bunun yanında bulunan İngiltere nin en meşhur kilisesidir. Bir çok bilim adamının mezarları da bu kilisenin içinde yer almaktadır. Bu bilim adamlarından en bilinenleri Isaac Newton ve Charles Darwin dir. İngiltere kraliyet ailesinden Prens William ile Kate Middleton un düğünleri burada yapılmıştır. Big ben ziyaretinden sonra yürüme mesafesinde yer alan times nehrinde park halinde olan gemilerde yemek yiyebilir, yemek yerken turada çıkabilirsiniz.Fazla vaktiniz varsa hemen karşıda bulunan London eye'a binip

Londra şehrini yukarıdanda izleme keyfine sahip olabilirsiniz.

TRAFALGAR SQUARE

Londra nın en büyük meydanı olan Trafalgar Square, Big Ben ile Leicester Square arasında olup ikisine de 5 dakikalık yürüme mesafesinde bulunmaktadır. Buradan 15 dakikalık bir yürüyüş sonucunda İngiliz Kraliyet ailesinin yaşadığı Buckingham Palace’a ulaşabilirsiniz. Trafalgar Square, Londra daki otobüs ulaşımınında merkezi konumundadır. Bir çok otobüs seferinin başlangıç noktası burasıdır. Gece 24 ten sonra çalışmaya başlayan (night bus) gece otobüslerinin tamamı buradan kalkmaktadır. Metro(tube) ile Trafalgar Square’e gitmek içinde Charing Cross metro istasyonunda inmelisiniz. Trafalgar meydanında bir çok anıt, eser, ve tarihi bina vardır.Bunların arasında en önemlileri Nelson Sütunu ve National Galeri binasıdır. Nelson sütunu yüksekliği 52 metredir. Sütunun en üstünde de Amiral Nelson’un anıtı vardır. Amiral Nelson meydana adını veren Trafalgar Savaşında Fransızları yenen komutandır. National galeri Avrupanın belkide en önemli resim sanat galerisidir. Çok eski tarihlerden kalma 2300 den fazla resim bulunmaktadır. Burada çeşitli sergilerde yapılmaktadır. Londraya gezisinde mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

SOHO

Son olarak Londranın olmazsa olmazı eğlencenin merkezi Sohodayız.

Londra'nın eğlence merkezi Soho'da 7/24 yaşam vardır. Cuma ve cumartesi günleri çok kalabalıktır. Bu günlerde clubların pubların önünde metrelerce uzayan kuyruklar görebilirsiniz. Burada haftasonları tam anlamıyla bir zıvanadan çıkma durumu söz konusudur. Avrupanın hiçbir şehrinde bu kadar dağıtmış kendinden geçmiş alkolün etkisiyle ne yaptığını bilmeyen bir kitle yoktur heralde. Cuma ve cumartesi geceleri ambulans seslerini ve polis arabalarını her yerde görebilirsiniz.

?>